Bütün Ehl-i Sünnet tarikat Pirlerine ve mensuplarına saygı ve sevgisi olan, Kur'ân ve Sünnet'e sımsıkı bağlanmaya azmetmiş, elest bezminde verdiğimiz sözü unutmayan Müslümanlarız Şeyh Nur Muhammed Bedvani (?-1722) - Menzil Nakşibendi Tarikatı - Tasavvuf sohbetleri Şeyh Nur Muhammed Bedvani hayatı

Naksibendi.com.tr

Naksibendi.com.tr

İstatistikler
Toplam: 3699181
Aktif: 4
Bugün: 127
Dün: 984
E-Mail Bülteni
Ad, Soyad:
E-Mail:
    
Naksibendi.com.tr

Şeyh Nur Muhammed Bedvani (?-1722)

Şeyh Nur Muhammed Bedvani (KS) (?-1722)

Hindistan’ın Bedvan şehrindendir. Doğum tarihi bilinmemektedir. Seyyid olup soyu Peygamber Efendimiz’e ulaşır. Boyu orta, rengi esmer, kaşları çatık, sakalı seyrek, ve yüzünde nûr alameti vardı. Huzû’ ve huşûundan dolayı daima gözleri yaşlıydı. 1722 (H.1135) senesinde Delhi’de vefat etmiştir. Türbesi, Hindistan’ın Delhi şehrinin güney tarafında, Nizamüddîn-i Evliya’nın türbesinin batısında olup ziyaret edilmektedir.  Mantık, maanî, hadîs, tefsir ilimlerinde asrının yeganesi, hakikat ve ma’rifette ise, zamanının bir tanesiydi. Müşahedet-i Cemal-i ahadiyyet ile onbeş sene mest ve medhûş kalmışlardır. Vera’ ve ittiba-ı sünnette kemal derecesindeydi. Ekmeğini kendi yapar ve kuru olarak yerdi. Dünyaperestlerden ve ehl-i kasvetten ifrad derecede ictinab ederdi. Çok kuvvetli tasarrufata sahipti. Murakabenin çokluğundan beli iki kat olurdu.

Mürîdlerine ve sual soranlara gönülden cevap verirdi.  Seyyid Nûr Muhammed Bedvanî Hazretleri, ilmini ve feyzini İmam-ı Rabbanî Hazretleri’nin torunu, büyük alim ve mürşid-i kamil Muhammed Seyfüddîn-i Farûkî’den aldı. ayrıca Mirza Hafız Muhsin’den de ilim öğrendi. Seyfüddîn-i Farûkî Hazretleri’nin derslerinde ve sohbetlerinde yetişip icazet aldı. İlimde o kadar yükselmişti ki; sarf, nahiv, mantık, meanî, tefsîr, hadîs ilimlerinde ve tasavvufta zamanının yegane alimi ve rehberi idi. Tasavvuf ehli onunla iftihar etmişlerdir. İnsanlar ondan feyz almak için sohbetine koşmuşlardır.

Bir teveccühü ile talebelerinin kalbleri zikretmeye başlardı. “Sokakta fasıkla, günaha dalmış kimse ile karşılaşmak kalbde zulmet hasıl eder.” buyururdu ve talebelerinin hangi fıskı, günahı işleyenle karşılaştığını haber verirdi. Yetiştirdiği talebelerin en meşhûru ve halîfesi, “Mazhar-ı Can-ı Canan” Hazretleri olup, evliyanın büyüklerindendir.  Seyyid Nûr Muhammed Bedvanî Hazretleri, dînin emirlerine tam uyardı. Şüpheli şeylerden ve haramlardan sakınma husûsunda gayreti son dereceye ulaşmıştı. Yiyeceği ekmeğin ununu helalden tedarik eder, hamurunu kendi yoğurup, pişirir ve açlık ağır bastıkca azar azar yerdi. İstiğrak ve cezbe halleri yani tasavvufta ilahî aşk ile kendinden geçme hali pek ziyade idi. On beş sene bu hal üzere yaşadı ve tasavvufî hallere gark oldu. Ömrünün son zamanlarında bu halden ayıklık haline dönmüştür. Sünnet-i seniyyeye uymakta, edeb ve adetlerde de Peygamber Efendimiz’e tabi olmakta büyük bir dikkat gösterirdi. Peygamber Efendimiz’in hayatını ve yüksek ahlakını anlatan kitapları devamlı yanında bulundurur, bunları okuyup, hallerinde ve işlerinde Rasûlüllah Efendimiz’e uymaya çalışırdı.  Bir defasında helaya girerken, yanlışlıkla önce sağ ayağını içeri atmıştı. Bunun üzerine tasavvuftaki halleri bağlandı. Üç gün allah-u Teala’ya yalvarıp, tazarrû ve niyazda bulunduktan sonra halleri tekrar açıldı.

Dünyaya düşkün olanlar ile görüşmekten tamamen sakınırdı. Yiyeceklerinin helal olması husûsunda çok dikkatli davranırdı. Daima murakabede bulunurdu. Böylece, allah-u Teala’dan başka her şeyi unutup, allah-u Teala’ya yönelerek o kadar çok ibadet ve taat yaptığından beli bükülmüştü. Buyurmuştur ki: “Otuz seneden beri kalbimden insanın tabiî gıdası olan şeyleri yemek geçmedi. Ne zaman yiyeceğe ihtiyaç duysam yanımda bulduğumu yerdim.” Günde yalnız bir defa yemek yerdi. Kazançları ve yemekleri şüpheli olanların ikramlarına el uzatmazdı.  Bir gün birisi yiyecek bir şey hediye getirmişti. Kendisine takdim edilince, nazik bir tavırla; “Bu yiyecekte bir zulmet gözüküyor, bir araştırınız!” buyurdu. Bu yiyecek helaldendir diye arzettiler. Fakat araştırınca, bu yiyeceğin gösteriş niyetiyle hazırlandığını anladılar. Dünyaya düşkün olan bir kimse, kendisinden emanet bir kitap istediğinde verirdi. Kitap geri getirilince o kitabı bir yere kor üç gün bekletirdi. Verdiği kimseden kitap üzerine sirayet eden zulmet, sohbeti bereketiyle dağıldıktan sonra alıp okurdu.  Evliyanın büyüklerinden ve Seyyid Nûr Muhammed Bedvanî Hazretleri’nin en başta gelen talebesi olan Mazhar-ı Can-ı Canan Hazretleri ondan bahsederken, gözleri yaşla dolar ve talebelerine şöyle derdi; “Sizler Seyyid Nûr Muhammed Bedvanî Hazretlerine yetişemediniz, onu görmediniz.

Eğer görmüş olsaydınız, îmanınız tazelenir ve allah-u Teala ne büyük kudret sahibidir ki, böyle mübrek bir zat yaratmış derdiniz. Onun keşfi son derece kuvvetli idi. Başkalarının baş gözüyle göremediklerini o, kalb gözüyle görür ve anlardı. Hayatı baştan sona fazilet ve kerametler ile doludur.”   Türbesi, Hindistan’ın Delhi şehrinin güney tarafındadır.  Bir defasında bir talebesi huzûruna giderken, yolda gözü yabancı bir kadına takılıp ona bakmıştı. Hocası Seyyid Nûr Muhammed Bedvanî’nin huzûruna girince, sende zina zulmeti görüyoruz buyurarak yabancı kadına bakması sebebiyle günaha girdiğine işaret etmiştir.  Bir defasında rafizî olup, Peygamber Efendimiz’in arkadaşlarından bazılarına düşmanlık besliyen iki kişi, Seyyid Nûr Muhammed Bedvanî Hazretleri’nin huzûruna gelmişlerdi. Rafizî olduklarını saklayıp, kendisine tabi olmak istediklerini söylemişlerdi. Onların sapık îtikadda olduklarını anlayıp; “Önce bozuk îtikadınızdan vazgeçin sonra tabi olma arzusunda bulunun” buyurdu. Bu iki rafizîden biri huzûrunda tövbe edip, sapık îtikadından vazgeçti ve saadete erdi. Diğeri ise sapıklığında ısrar edip, saadetten mahrûm kaldı.  Seyyid Nûr Muhammed Bedvanî Hazretleri’nin evinin yakınında oturan bir kişi, bir dükkan açıp, afyon, esrar satmaya başladı.

Bunun üzerine Seyyid Nûr Muhammed Bedvanî Hazretleri; “afyonunun zulmeti bizim batın nisbetimizi kederlendirdi” dedi. Bunu işiten talebeleri afyon satan adamın dükkanını yıkıp harab ettiler. Seyyid Nûr Muhammed Bedvanî Hazretleri, bu işi duyunca üzülüp; “Onun dükkanını harab etmeniz bizi daha çok kederlendirdi. Çünkü onun afyon, esrar satmasına mani olma işi, devletin hakiminin vazifesidir. Siz başkasının işine müdahale ettiniz.

Böylece dînin emrine muhalif iş yapıldı. Önce ona; haram olan bu işten vazgeçmesi yumuşak bir dil ile anlatılır. Sonra vaz geçmezse mani olunurdu” dedi. Sonra dükkanı harab edilen kimseye altın gönderdi. Talebelerine onunla helallaşmalarını söyledi. Talebeleri altını verip onunla helallaştılar. Bunun üzerine, afyon ve esrar satmaktan vazgeçip, tövbe etti, sonra da Seyyid Nûr Muhammed Bedvanî Hazretleri’nin talebesi olup, salih bir zat oldu.  

Seyyid Nûr Muhammed Bedvanî Hazretleri şöyle anlatmıştır: “Bir gün hocam Mirza Hafız Muhsin’in kabrini ziyarete gitmiştim. Kabri başında murakabeye daldım. Bu halde iken kendimden geçtim ve hocamı kabrinde görüp, konuştum. Kefeni ve bedeni hiç çürümemişti. Sadece ayaklarının alt kısımlarına toprak tesir edip hafif dökülmüştü. Bunun sebebini kendisinden sordum, dedi ki: “Sahibinden izinsiz, o geldiği zaman geri vermek niyetiyle bir taş alıp, abdest aldığım yere koydum. abdest alırken o taşın üzerine bastım. ayaklarımda gördüğün toprağın tesiri bu sebepledir.” Takvada çok ileri gidenin evliyalıkta yükselmesi muhakkaktır.”

Hazırlama tarihi: 01 / 01 / 2021
Yazı Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: Şeyh Habibullah Canan Mazhar (1701-1781)
Sonraki: Hz Mehdi Alametleri




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




Naksibendi.com.tr

MENZİL ALTIN SiLSiLE
Naksibendi.com.tr

Naksibendi.com.tr

Naksibendi.com.tr

Site İçi Arama
Sepet
Sepetiniz boş.
Üye İşlemleri
Kullanıcı adı
Şifre
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

İçerik Rss - İçerikler Rss - Gizlilik Politikası

19.09.2021 Tarihine Kadar Gavsi Sani K. S (menzil Şeyhi) Öglen Namazı ve ikindi Namazın dan Sonra Ziyaret Vermektedir.

 

Not:İlk defa gitmek isteyen ve tekrar tövbe tazelemek isteyenler google arama adresine kasri arifan külliyesi yazdık sonra yol tarifi ile gidebilir ziyaret tarihi ilerleyen günlerde değişiklik gösterebilir