Bütün Ehl-i Sünnet tarikat Pirlerine ve mensuplarına saygı ve sevgisi olan, Kur'ân ve Sünnet'e sımsıkı bağlanmaya azmetmiş, elest bezminde verdiğimiz sözü unutmayan Müslümanlarız Şeyh Arif Rivegeri (?-1315) - Menzil Nakşibendi Tarikatı - Tasavvuf sohbetleri Şeyh Arif Rivegeri hayati, Şeyh Arif Rivegeri (?-1315)kerematleri(?-1315)

Naksibendi.com.tr

Naksibendi.com.tr

İstatistikler
Toplam: 3632931
Aktif: 12
Bugün: 724
Dün: 932
E-Mail Bülteni
Ad, Soyad:
E-Mail:
    
Naksibendi.com.tr

Şeyh Arif Rivegeri (?-1315)

Şeyh Arif Er-Rivegeri (KS) ( ? – 1315)    

Arifi Rivegeri hazretleri, insanlara doğru yolu gösteren silsile-i aliyye dinilen âlimler zincirinin onuncusu. Buhârâ’ya 30 km uzaklıkta bulunan Riveger köyünde dünyaya geldi. Küçük yaşta tahsile başladı. Zekâ ve kavrayışının parlaklığı sebebi ile hızla ilerledi. Bu esnada ilim ve hikmet sâhibi, ibâdet şartlarını harf harf yerine getiren, insanlara doğru yolu göstermede zamanın kutbu Abdülhâlık Goncdüvani hazretleri ile tanıştı ve bütün dünyası değişti.

Daha ilk günde ebedi saadet tacının başına konduğunu hissetti. Derhal kendisine bağlandı, vefatına kadar hiç ayrılmadı.  Hocası ilk sohbetinde ona şöyle dedi: “Hak yolcusu talebe, zamanının değerini gâyet iyi bilmelidir. Üzerinden vakitler geçip giderken kendisinin ne halde olduğunu sezmeye bakmalıdır. Şâyet geçen bir an içinde, huzurlu olduysa, bunu iyi bir hal bilmeli. “Allahıma şükürler olsun” demelidir. Eğer gafletle geçip gitmiş ise, hemen onu telafi etme yoluna gitmeli, yüce Yaratana nefsani mazeretini bildirip ondan bağışlanmasını dilemeli, estağfirullah demelidir…”  Ârif-i Rivegeri, hocası Abdülhâlık-ı Goncdüvâni hazretlerinin hayatlarında ona hizmet etmekle meşhur olup pek çok feyz ve bereketlere kavuştu. Yüksek üstadının vefâtından sonra onun yerine Peygamber efendimizin ve Eshâbının yolunu insanlara öğretme işine memur oldu.

Himmet, inâyet ve gayretlerini Allahü teâlâyı arayanlara sarf etti.  Pek çoğunun hidâyete ve evliyâlık makamlarında yüksek derecelere kavuşmalarına vesile oldu. Zamanının bir tanesi idi. Herkese çok iyi ve yumuşak davranır, kimsenin kalbini kırmazdı. Nefsinin istediklerini hiç bir zaman yapmaz, istemediklerini yapmak, ruhunu yükseltmek için çok çalışırdı. Haramlardan şiddetle kaçar, hatta harama düşmek korkusu ile mubahların fazlasını terk ederdi.

Geceleri vaktini hep ibadetle geçirir, gündüzleri talebe okutur, sünnet olduğu için; gündüz öğleden önce bir miktar uyurdu. Buna kaylule denir. Peygamber efendimizin sünnetini çok iyi bilir, onun unutulmaması için çok gayret gösterirdi. Sohbetlerine şöyle başlardı:  “Allahü teâlâ hepimizi dünya ve ahiretin efendisi ve bütün insanların her bakımdan en yükseği ve en iyisi olan Resulullaha tâbi olmak saadetiyle şereflendirsin! Çünkü cenâb-ı Hak, Ona tâbi olmayı, Ona uymayı çok sever.

Ona uymanın ufak bir zerresi bütün dünya lezzetlerinden ve bütün ahiret nimetlerinden daha üstündür. Hakiki üstünlük, O’nun sünnet-i seniyyesine tâbi olmaktır.”  Ârif-i Rivegeri hazretleri uzun bir ömür yaşadı. Kabrini ziyaret edenler, onun feyiz ve bereketlerine kavuşmaktadır. Onu vesile ederek Allahü teâlâya yapılan dualar kabul olmaktadır. 

Hazırlama tarihi: 01 / 01 / 2021
Yazı Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: Şeyh Mahmud incir El Fağnevi (?-1315)
Sonraki: Hz Mehdi Alametleri




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




Naksibendi.com.tr

MENZİL ALTIN SiLSiLE
Naksibendi.com.tr

Naksibendi.com.tr

Naksibendi.com.tr

Site İçi Arama
Sepet
Sepetiniz boş.
Üye İşlemleri
Kullanıcı adı
Şifre
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

İçerik Rss - İçerikler Rss - Gizlilik Politikası