Bütün Ehl-i Sünnet tarikat Pirlerine ve mensuplarına saygı ve sevgisi olan, Kur'ân ve Sünnet'e sımsıkı bağlanmaya azmetmiş, elest bezminde verdiğimiz sözü unutmayan Müslümanlarız Seyyid Emir Külal (1284-1370) - Menzil Nakşibendi Tarikatı - Tasavvuf sohbetleri Seyyid Emir Külal hayatı kerametleri (1284-1370)

Naksibendi.com.tr

Naksibendi.com.tr

İstatistikler
Toplam: 3618124
Aktif: 27
Bugün: 14
Dün: 956
E-Mail Bülteni
Ad, Soyad:
E-Mail:
    
Naksibendi.com.tr

Seyyid Emir Külal (1284-1370)

Seyyid Emir-I Külal Hz. (1284-1370)

1284 yılında Buhara’nın Suhari köyünde doğdu. Bütün hayatını orada ve Buhara’nın diğer bazı köylerinde geçirdi; dolayısıyla onun, Hacegan’ın “sefer der-vatan” prensibine sadık kaldığı söylenebilir. Babasının adı Emir Hamza olup kendisinin asıl adı bilinmemektedir. “Emir” lakabı Hazret-i Peygamber’in neslinden olduğuna, Buhara’nın Farsça (veya Tacikçe) lehçesinde “çömlekçi” manasına gelen “Külal” kelimesi ise mesleğine işaret eder. Çömlekçi demek… Çömlek yapardı çünkü, çömlek satardı. Neden?.. Helalinden yemek için, baska geliri olsa bile helalinden kazanmak için…

Emir Külal Hazretleri, Muhammed Baba Semmasi’nin talebesi ve Behaeddin-i Buhari Nakşibend Hazretleri’nin hocasıdır. Emir Külal Hazretleri’nin boyu uzun, kolları geniş ve uzunca idi. Kaşları çatık, rengi esmer, sakalının pek az beyazı vardı. Çok mütevazı ve mahviyetkardı. i’tiraz ve inad bilmezdi. Gençliğinde pehlivandı. Şeriat, tarikat ve ma’rifeti nefsinde cem’etmişti. ana rahmindeyken, annesi şüpheli bir lokma yediği zaman Emir Külal Hazretleri, deprenerek ikaz edermiş.  Emir Külal gençliğinde, Buharalılar’ın güreşi bid’at saymalarına, özellikle kendisi gibi bir seyyide yakıştıramamalarına rağmen güreşmeyi çok seviyordu.

Rivayete göre bir gün Ramiten köyünde güreşirken Hacegan silsilesi büyüklerinden Muhammed Baba Semmasi’nin yolu oraya düşmüş ve güreşçileri uzun uzun seyrederken maiyetindekilerden birinin bu duruma hayret ettiğini sezince, “Bu güreş alanında sohbeti bir hayli insanı kemale erdirecek biri var, ben onu seyrediyor ve onu avlamak istiyorum” demiş, bir müddet gözlerini Emir Külal’e dikmiş, sonra da yoluna devam etmiştir. Bunun üzerine Emir Külal derhal güreşi bırakıp şeyhi evine kadar takip etmiş ve Semmasi onu manevi evlat olarak kabul etmiş, kendisine tarikat adabını öğretmiştir. Bu olaydan sonra Emir Külal yirmi yıl kadar Semmasi’nin halkasına devam etti. Şeyhinin yanına gitmek için her pazartesi ve perşembe günü Suhari köyü ile Semmas köyü arasındaki mesafeyi zikir yaparak katederdi.

Onun manevi yetiştiricileri arasında, o dönemde Hacegan’la içice bulunan Yesevi tarikatından Seyyid ata’yı da zikretmek gerekir.  Kemale ulaştıktan sonra Emir Külal, Semmasi’nin daha bebekken manevi evlat olarak kabul ettiği Bahaeddin Nakşibend’in tasavvufi terbiyesiyle görevlendirildi. Mevcut kaynaklardan bu terbiyenin merhalelerini takip etmek pek mümkün değildir. ancak Fahreddin ali’nin kaydettiğine göre bu vazifeyle görevlendirildikten bir süre sonra Emir Külal, Suhari’de yapılan bir camiye tuğla taşımakta olan Hace Bahaeddin’i çağırıp, “Ruhaniyetinin kuşu beşeriyet yumurtasından çıktı” diyerek ona sülukünü tamamladığını bildirmiştir. Şah-ı Nakşıbend KS yetiştiğinde: “Oğlum Bahaeddin, göğsümde ne varsa sana aktardım. isti’dadın yüksektir. Var ulu kişi ara, me’zunsun.” buyurdular.

Hace Bahaeddin, Emir Külal’in halkasından ayrıldıktan sonra başka şeyhlerden de faydalanmış olmakla birlikte Emir Külal onun ilk ve en önemli mürşididir. Nitekim abdurrahman-ı Cami, Bahaeddin’in “nisbet-i sohbet taallüm-i adab-ı sülük ve telkin-i zikri’nin Semmasi’den olduğunu vurgular.  Emir Külal’in Timur’un mürşidi olduğu veya ona müsbet baktığı yolundaki rivayetler sağlam bir kaynaktan gelmeyip sadece Timur’a atfedilen sıhhati şüpheli hatıralara dayanmaktadır. Torununun oğlu Mevlana Şehabeddin, Emir Külal’in Timur için dua etmekten çekindiğini ve onu Semerkant’ta ziyaret etmeyi reddettiğini söyler. Bazı araştırmacılar, bir müddet Timur’un yanında kalan ve daha sonra Şehr-i Şebz’de vefat edip oraya defnedilen Şemseddin Külal’in, Emir Külal ile aynı kişi olduğunu sanmışlardır.

Bu hataya düşenlerden biri de meşhur Rus şarkiyatçısı Barthold’dur. Öte yandan Ni’metullahiyye tarikatının kurucusu Şah Ni’metullah Veli’nin menakıbnamesinde ifade edildiğine göre bu zat, Emir Külal’in Timur nezdindeki bir teşebbüsü sonucu Maveraünnehir’den sürülmüştür. ancak başka kaynaklarda teyit edilmeyen bu iddiayı ihtiyatla karşılamak gerekir.  Emir Külal Hazretleri’nin dört oğlu ve dört halifesi vardı. Oğullarından Emir Burhan’ın yetiştirilmesini, en başta gelen talebesi ve halifesi Şah-ı Nakşıbend Muhammed Behaeddin-i Buhari’ye havale etti. Şah-ı Nakşıbend Hazretleri’nin yanına verirken: “işte sana taze bir delikanlı. Bunu kendi yetiştiğin gibi yetiştir ve hakikatlere eriştir ki senin bu işte rüsuhunu görelim.” buyurdular. Hakikaten de öyle oldu. Emir Burhan hakkında, “Bu oğlum hakikatte burhanımız, tarikatte huccetimizdir.” iltifatına mazhar kılmışlardır. Diğer oğlu Emir Şah’ı, Şeyh Yadigar’a, Emir Hamza’yı Mevlana arif Dehdigerani’ye, Emir Ömer’i de, Mevlana Cemaleddin Dihestani’ye yetiştirilmeleri için havale etmişti. Oğullarına; “Hanginiz, allah-u Teala’nın kullarına hizmet etmek için benim vekilim olur?” buyurdu. Oğulları; “Ey yakin yolunun rehberi, biz buna nasıl güç yetirebiliriz? Fakat kim bu işi kabul ederse, biz onun hizmetine girelim.” dediler. Oğulları böyle deyince, Emir Külal Hazretleri başını eğip, murakabeye daldı. Bir müddet sonra başını kaldırdı. “Büyüklerin ruhaniyeti, Emir Hamza’nın bu işi kabul etmesini işaret buyurdular.” dedi. Emir Hamza, kabullenemeyeceğini arz etti ise de; “Bunu kabul etmekten başka çare göremiyorum. Kabul edeceksin, bu iş bizim elimizde değildir. Sen de biliyorsun.” buyurdu.  Bundan sonra Emir Külal talebelerinden ayrılıp, hususi odasına geçti. Üç gün, üç gece dışarı çıkmadı. Sonra dışarı çıktı. Meclisinde toplananlar, neden üç gündür dışarı çıkmadığını sordular. Buyurdu ki: “Üç geceden beri, benim ve talebelerimin hali nasıl olur? diye düşünüyordum. Gaybden kulağıma bir ses geldi. Şöyle deniliyordu:

“Ey Emir Külal! Kıyamet gününde seni, senin talebelerini, dostlarını, sizin mutfağınızdan uçan bir sineğin üzerine konduğu kimseleri bile affettim.” allah-u Teala, fadlından ve kereminden ihsan etti” dedi.  Emir Külal 8 Cemaziyelevvel 772 (28 Kasım 1370) tarihinde, doğduğu köyde vefat etti ve orada defnedildi. Türbesi kısa zamanda ziyaretgah haline geldi. Orada türbedarlık yapan soyu kurulan vakıflardan sağlanan gelirler, yapılan bağışlar ve hediyelerle geçindiler. Zamanla köyün asıl adı unutularak Mir Külal diye tanınmaya başlandı.

Hazırlama tarihi: 01 / 01 / 2021
Yazı Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: Şeyh Alaaddin Attar (?- 1400)
Sonraki: Hz Mehdi Alametleri




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




Naksibendi.com.tr

MENZİL ALTIN SiLSiLE
Naksibendi.com.tr

Naksibendi.com.tr

Naksibendi.com.tr

Site İçi Arama
Sepet
Sepetiniz boş.
Üye İşlemleri
Kullanıcı adı
Şifre
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

İçerik Rss - İçerikler Rss - Gizlilik Politikası